A day off

25Feb10

Pek sevdiğim bir yazıdır ve bugün çokça böyle hissettim. O yüzden, tekrar, ama burada bu sefer. (Ve, Türkçe karakterlerle… çok yakında tamamı, kihkih)


Esasen: 19 Mayıs 2009, 23:38

Bazı zamanlar, düşünmeye bile fırsat kalmadığında, her sey akıp giderken ya da akmasına zorlarken, bir “dur!” gelir. Bir “dur” verilir ya da alınır. Aydınlanma anı degildir bu, an değildir çünkü. Her şeyin yoluna konmasi icin planlarin yapildigi bir gun de degildir. Çunku, her sey yoluna da konmaz, konmamalidir. Dusunme gunudur, dusuncenin aktigi gundur. En ilkel hislerin, en basit isteklerin kafadan birbiri ardina aktigi, yasama espas verilip de yasadiginin hissedildigi gundur.

Sanilir ki, akip giden “gercek yasam”a arada ara verilir de oyle dogaya, hislere, dostluklara, sevgiye, lezzete, keyife yer acilir. Haaaaaaaa-yıııır!

“Gercek yaşam”ına ara verip kocaman bir hayatı tıkmışsındır esasinda gunlerine, aylarina, senelerine. Sanirsin ki, bir soluklanip tatil yapmak, kucuk bir kacamaktir. Tatil nedir? Dogayla basbasa kalmak mi, cok eglenmek mi? Dogayla basbasa kalmadan ve eglenmeden nasil yasiyorsundur ki zaten… Seni gidi modern insan!

“Araba surmeyi cok severim!” Agaclar akti mi hic yanindan? Acelen olmadan bir yere giderken, gidecegin yeri dusunmeden, etrafina bakarak, bir cok sey dusunerek, istediginde rotani degistirerek araba kullandin mi? En son ne zaman ve hayatinda kac kere? Tatillerde mi? Pazar gezmesine ciktiginda mi? Pazar bile, pazari iyi gecirme telasin yok mu? Sen cevap ver, bana ne…

Pek uzatmamak lazim; bu yaziyi, bu konuyu, derdini, tasani, para kazanmana yonelik sisme telaslarini…

Denklem basit: Hayat kisa, yarin ne olacagi belli degil, bugun variz, yarin yokuz, hizli yasa, genc ol, sakla samani, sapla samani karistirma. Ya da ne dersen de. İstedigini de, ozgursun.

Özgursun, hep, her zaman oldugu gibi. Sinirlar, sen istedigin icin orada. Ait hissetmen icin, basarili hissetmen icin, bir sey oldugunu hissetmen icin. Hı-hı, evet, gunes gozlerine gulumsemezken, burnuna bahar kokusu calinmazken emin ol sen de bir seysin. Evet, bir seysin ama insan olmayan bir seysin. Bir makine, belki bir parca, bir duzenek, bir beyin, bir alet, bir amac, bir sonuc, bir seysin evet. Ne mutlu sana!

Bu yuzden de sevme beni. Hic sevme hem de. Yine bana ne! Beni asla kabul etmeyeceksin, ben de seni. Anlamayacagim, akmana da izin vermeyecegim. Çunku, ben insanim; izliyorum, dusunuyorum, anliyorum, hissediyorum, guluyorum, agliyorum…

Bak, binlerce veri var, yapaylarini niye bir oyun gibi sunuyorsun? Hem de dunyanin en kati, en sikici, en anlamsiz oyunu olarak… Ben oynamiyorum!

Yalniz kendine inkarin, yalniz senden kacarsin… Ben de kovalamam.

Duruyorum, her şey dönüyor zaten.

______

Not: “Free”-lance çalışmayı ve yaptığım işi gördüğüm 10 kişiden 6’sına hala anlatamıyorken, hala, çok mutluyum sabahların soğuklarında üç kuruş için hiç sevmediğim işleri yapmaya ve hiç hoşlanmadığım istekleri dinlemeye gitmediğime. Altına yapıp üstüne oturmuş gibi soğuk ve utangaç hissederek pis pis parlayan güne gözlerimi kısıp her şeyden nefret etmediğime çok mutluyum. Bir işi paylaşmaktan çok, bir işin dayatılması ve sorgusuz sualsiz kabullenmek zorunda olmadığıma da… Para ödeyenlerin çaldığı vaktin içine tıkıştırılmış nefes alışlar olmadığı için şanslı olduğum gibi. Ha-hayt!

Advertisements


No Responses Yet to “A day off”

  1. Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


%d bloggers like this: