Adult content and strong language

10Mar10

Biraz Skins‘den bahsetmek istiyorum: “Adult content and strong language. Must be 18+” diyen bir İngiliz dizisi. Gerek yetişkin içeriği ile, gerekse sert dili ile kendisini bir hayli gerçekçi yapan bir dizi. Tamam, alın şimdi 16 yaşındaki kuzeninize izletin demiyorum. Ama, yeni nesil aman uzak dursun bunlardan böyle büyümesin diye de hayalci korumacılıklara da yer yok. Belki Türkiye için biraz daha üniversiteli genç kesmin böyle olduğundan bahsebilirim kendi adıma -ki bunu derken bile “yok be, biz en fazla 3 bira içiyorduk” diye de toparlarım. O zaman 20-30 yaş arası, İstanbul’da ikamet eden savruk gençliğin gerçeği diyeyim, toparlansın. Burayı kazayla okuyan ebevynler yerlerinden bir kaç metre zıplamasın.

Küfürse, kralını kullanıyoruz, alkolse, tüm kötülüklerin anası, müzikse, Ankara’da yok, tuhaf aile yapısıysa, aşağı kalmayız derim. Aşk-sevgi-seks üçgeninde ise herkesin özeli kendine kalsın der, politik bir uzaklaşmaya kaçarım. Toptan konuşmak gerekirse, Gossip Girl, The O.C., Beverly Hils 90210‘a kıyasla daha gerçekçi durur ve yeni dönem 90210‘a bile havada karada nanik yapar. Gossip Girl‘ün tikitoş (bkz. snoop) gençliğinin sınırsız maddi destekli suni dertlerinden bay gelmişken, Serena Van Der’in her 100 kişiden 1’inde rastlayabileceğimiz dev bacakları ağzımıza burnumuza yeterince kaçmışken, “Blair daha güzel giyiniyor canım” diye kendimizi avuturken 90210 geldi yeniden de içimize bir nebze su serpildi o ara. 90210 daha gerçekçi derken ise Skins ile gerçek dünyanın kucağına cup diye düştük.

Çağlacığım öğretti Skins‘i yatay dönemimdeyken. Kalkıp bir an önce giyinip kuşanmayı, çimde gezip sigara tüttürmeyi böyle hatırladım o dönemde. Kendisine dualarım sonsuz!

İlk iki sezondaki karakterleri tam sevmiş benimsemişken, 3. sezonda çat diye yenileri geldi, eskilere üzüldüm. Derken eskileri çoktan unutmuş yenilerle bir hayli kaynaşmışım bile. Dertlerine derman olamasam da, dünyalarına topyekün kaynadım. Zaten İngilizleri bir ayrı sevmiyor muyduk hep? Leş ve gerçekçi olmaları mıydı asıl mesela bilemiyorum ama Amerikan’dan daha yakındılar hep. Amerikan dizi kültürü mevzu bahis tabii, Amerikalının şahsına bir lafım yok.

Çok uzatmadan, “siz de izleyin, sevin” diyorum umarsızca. Stillerine ayrı hayran olmamın alt yapısıyla hemen bir kaç imajı da paylaşıveriyorum.

“S. dekoltesindense, Naomi’nin bitli saçları!”

Not: Bir de Küçük Sırlar çıktı o arada; Türk dizilerinden beklenmeyecek naiflikte ve samimiyette diyorum hiç çekinmeden. Niye? Sesi pek harika olmayan ve şarkı söyleyen kız için Meriç “İbrahim Tatlıses çakması, Gülben Ergen yutmuş” vb. gibi bir şey demişti de, “vay anasına, hem de Türk ‘sanatçı’larına değinerek…!” diye şaşırmıştım, hala da şaşırdğım pek çok diyalog ve konu dönüyor. Tamam, Türkiye’nin %1’lik kesimine ait bir zengin olma halleri var ama, ama sanki doğru da abartı yok gibi? Hem ekonomik düzeyin daha düşük olduğu kesimlerde lise aşkları, seks ve diğer paylaşımlar daha mı hijyenik yaşanıyor sanıyordunuz? Sanmayın!

Sezon 3 Bölüm ?. Naomi & Emily.

Sezon 4, Bölüm 6. Lara & J.J.

Sezon 4, Bölüm 2. Emily & Naomi.

Sezon 4, Bölüm ?. Effy – costume board.

Sezon 4, Bölüm 1. Naomi – costume board.

Advertisements


No Responses Yet to “Adult content and strong language”

  1. Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


%d bloggers like this: