Bitli Pazar

02Jul11

İlk çağrışımı bir pazar günüymüşcesine; hep pazarların mesaili çalışmamama rağmen bir şekilde uyuz ötesi geçmesine göndermeymişçesine – ki pazarlar güzeldir; ödevleri bitirme günüdür, pazartesiye temiz başlamadır, minik bir espastır hızını alamayan hayata.

Konuya dönmek lazım: Bildiğimiz alışveriş yapılan pazarlar asıl konu. Diğer adı ile garaj satışı. Bir yandan garaj satışı ki bir garajın içinde yapılmıyor, bir yandan bitli bir pazar ki hint işi elbiseler yok! İkinci elci? Eh, evet, ama o ne kadar bir isim olarak kullanılabilir…

Asıl konu ise, kullandığınız şeylerin kullanılmamaya başladığında sizin için çöp olup başka biri için hala kıymetli olabileceği gerçeği. O zaman çöp bir nedir? Çöp, sanırım alıp, kullanıp kullanıp tükettiklerimizi fırlatıp atma hali. Tüketmek derken bu eşyalar kullanılamaz durumda değiller ki esasında! Ya da, size göre öyledir de, bir başkası için sadece bir yere konacak bir süs objesi olarak bile kıymetlenebilirler. Yani, birinin çöpü, diğerinin hazinesidir aynı zamanda!

Her şeyi (doğa, gıda, hayvanlar, ağaçlar, eşyalar …) tüketmekten başka bir işe yaramayan insanlık için yapıcı bir çözümdür bu Bit Pazarları (bu isimde karar kılındı). Gerçekten çalışmadığı zaman bir eşyayı ona daha güzel gözlerle bakacak bir başkasına verme halidir. Sürdürülebilir çevredir. Sonsuza kadar sürebilecek bir tutumdur. Neden olmasın?

Diğer yandan, konuya başka bir mercekle yaklaşırsak, diyetimizdir ödediğimiz belki de. Hala şimdi burada ve tek parça olabildiğimiz için şükretmenin bir halidir. “Farkındayım” demenin bir çeşididir, demekten öte, gerçekten fark etmektir bir şeyleri.

Çok küçükken, 10 küsürlü yaşlardayken, bir gün bir büyüğüme, “Büyüyünce çok güzel şeyler yapmak istiyorum, öyle ki arkamdan ‘o da yaşadı, geçtiii gitti!’ değil de, ‘çok şükür, şunu da yaptıydı’ desinler,” demiştim. Ne düşünmüştüm acaba? Cumhurbaşkanı olmayacağımı biliyordum. Bir bilim adamı? İcat etsem etsem anca bir Facebook çıkardı benden. Edison’la falan aşık atamazdım. Sonra biraz daha biçimlenmişti, “Evet, param olunca mutlaka okul, hastane benzeri bir şeyler yaptıracağım,” demiştim. Sadece bu hayata şöyle bir uğrayıp gitmek çok haince geliyordu. Yo ama hayır, ego değil, ben gidince hakkımda çok konuşulsun diye değil. Eğer amaç bu olsaydı, o zaten çok kolaydı, meclisin önünde soyunmaktan tut, vücuduna yapabileceğim garip müdahaleler gibi kocaman bir yelpaze. Adıma anıtlar dikilsin değil mevzu, sessiz bir kahraman olmak ya da sadece sessiz olmaktı tek arayış belki de. Sessizce güldürebilmek?

Bir gün çok param olacaktı, buna inanmıştım en başta. Hala çok param yok! Onu geçtim, bir önceki yazıda bahsettiğim gibi bazen bakaldan bir şey alacak param bile olmaz. Ama olay para değilmiş meğersem. Olay, sadece var olmakmış. Var olduğun zaman, varlığınla başka varlıklara temas edebilmekmiş. Elindeki her ne ise onu paylaşabilmekmiş. Birlikte gülerken tekrar tekrar şükretmekmiş.

İşte böyle böyle anlaşıldı hayattaki görevler. Sadece “geçiyordum uğradım,” değilmiş hayat. Uğrarsan çabuk gitmen gerekirmiş, emri vakileri hayat beyler de sevmezmiş, anlıyorum, keza ben de hiç hoşlanmam. Sevmediğimiz şeyler yapıldığında, yapanlara nasıl da acımasızca acı çektiririz, düşünün. Hayatı kızdırınca onun neler yapabileceğini az buçuk tahmin ediyorsunuzdur zaten.

Bana bir ömür boyu sürecek ve hep benle olacak mutsuzluk, depresiflik, endişe ve asabiyet hediye ederken karşılığında, bir gün o da dedi ki: “Tamam Gökçen, biraz daha zorlarsam belki anlarsın. Bir şans daha veriyorum o zaman sana; anlamazsan bu korkunç hayatına devam edeceksin ama bir de anlarsan, işte o zaman çok güzel bir hayat yaşamayı vaad ediyorum sana…”

Anladım; şimdilik sadece ne demek istediğini. Bu süreçte yanımda olduğun için teşekkür ederim…

Advertisements


No Responses Yet to “Bitli Pazar”

  1. Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


%d bloggers like this: