Peki, hayat kime sıkıntılı?

06Oct11

Parası olmayana, arkadaşı olmayana, sağlık problemleri yaşayanlara, iş için koşturanlara … diye gidebilir. Bu durumların benzerlerini yaşamamla beraber, hepsine de sonsuz saygım var. “Hayat zor!” çığlıkları ata ata birçoklarının kafasını ütülemişimdir hatta. Hatta yeri gelir ben de oturur ağlarım…

Tüm bunlar olurken, hala hayat güzeldir! Çünkü, esasında hayat budur. Güzel, kötü, sıkıntılı demekten çok, bir şeyler akıyordur. İyisiyle kötüsüyle, zaman ve biz ilerliyoruzdur. Hiçbir şeyin sonunda ölüm yoktur, hayatın sonunda ölüm olduğu kadar. O güne kadar günler geçiyordur sadece. Eh, bal kaymak, sıcak sudan soğuk suya değmeden de geçmez be! Yani, neymiş: Hayat bu’dur.

Üzerine bindirilen anlamlar kişilerce var edilir. Kişi yoksa, anlamı da yoktur gibi. Olan olur, biten biter; kişi gelir ve bir yorum yapar bunların üzerine ya da orta yerine. Bazen tam da “orta yerine .ıçıverir” gibi. Protestocu kedinin evin ortasına bırakması gibi eylemini, bırakıveririz tam orta yere, lök diye. Taşıyamamışızdır çünkü ve bir an önce o fena hisleri bir yere torpilleyip kaçasımız gelmiştir. Şikayetçiyizdir, isyanlardayızdır, haksızlıklara uğramışızdır. Kafa bunla mücadele etmek yerine, vur-kaç misali bombalar etrafı.

Önce kötü hislerimizi paylaşmaya başlarız rahatlamak adına, hani dertleşmek! Karşındaki dinler, anlamaya çalışır, aklınca yorumlar ve öneriler getirir masaya. Beğendiklerimizi, bize uyanları alırız, gerisine de pek karışmayız. Diyen dediğiyle kalır, o da gider devam eder hayatına. Bi’ nebze olsun rahatlamış olan beyin bazen bunla yetinmez. Daha da fazla “oh!” dedirtme ihtiyacı duyar. Ego devrededir çünkü mütemadiyen, kaçınılmaz olarak. Bu sefer, beyin kendisinden beklenen zeka gereği sinsi saldırılar planlar sahibine çaktırmadan. En fena nokta ise budur sanırım. Bu sefer ortaya bırakıp gitme yoktur, alenen karşıdakinin suratına .ok fırlatmalar başlar. Kendi içinde çözemediklerini size çözdüremeyince sanki bu sizin suçunuzmuş gibilerinden sizi cezalandırmak ister. Artık karşısında oturan ve dinleyen iyi dost olmaktan çıkmışsınızdır öteki için.

Değil 3. kişiler hakkında konuşmak, bazen 2. kişi hakkında bile saçtığınız fikirlerinizin geri dönüşü pek hoş olmayabilir. Dedikodu demiyorum, .oklanma hiç demiyorum. Sadece fikir alışverişi bile kimi zaman tehlikelidir. Hani yani sonrasında bi’ haltlar bir yerimize girebilir, sorumluluk almak gerekir. Düşünce değil de, ifade özgürlüğünün baltalanmaya başladığı ilk arazi tam olarak da burasıdır. Karşılığı ise asla düşünceleri kendimize saklamak ve dut yemiş bülbül gibi gezmek de değildir. Sadece belki bazen biraz izlemek ve beklemek daha yapıcı olabilir. Müdehale etmeden izleyebilmek şüphesiz çok zor ve büyük bir erdemdir. Yer yer “bana dokunmayan …” diyormuş gibi bile anlaşılırsınız. Peki ama, ya kafanız o sırada başka konularla mücadele halinde ise? Hani şu “benim derdim bana yeter” durumu, genele vurursak sulandırılmamış bencillik!

İşte, hayat kafasını başkalarının fikirleriyle sulandıranlara sıkıntılıdır. Hemen dün size yorum yapan arkadaşınızı suçlamayın! Ona gelene kadar …

Evet, doğduğumuzdan bu yana başta ailelerimiz olmak üzere, ilkokuldaki öğretmenden arkadaşlara, diğer akrabalara, din adamlarına, aile büyüklerine, diğer büyüklere, idollerimizden üzerimizde gücü olan her türlü kişiye kadar uzanan kocaman bir “başkası” çemberi vardır dışarda. Dışarda ama! Kafanızı sulandırmaya hazır o kadar çok veri vardır ve zaten şu güne kadar hepsi çoktan öyle bir çöreklenmiştir ki içeriye. Onları içerlerden çıkarıp atmadan da maalesef hayat size sıkıntılıdır.

Başkalarının doğrularını, yanlışlarını, imalarını, huylarını, geçmişlerini ve tecrübelerini yaşarken aradan neyin doğru neyin yanlış olduğunu bulmak bir hayli zordur. “Size göre nedir?” sorusu en zor sorudur çoğunlukla. Genel geçer bilgileri hiçe saymak büyük cesaret ister. Hani bir anda paranın, gücünün, kariyerin, her anlamda yükselmenin anlamsız olduğunu düşünmeyi deneyin. “Ama …” diye başlayan cümleler çıkıyor değil mi? “Ama akşam eve kim ekmek getirecek?” mesela…

Ekmek bulamazsak pasta mı yiyeceğiz? Kafamızı sokacak delik bulamazsak sokakta mı yatacağız? Anam babam beni bu günler için mi yetiştirdi? Böyle isyankar sorulara tek bir cevap vermek lazım günün anlam ve önemini de koruyarak: aç kal, ahmak kal!*

Hiçbir şeye tutunma; paraya, arkadaşlarına, evine, ailene. Her şey bugün var yarın yok. Kimse senet imzalamadı, imzalasalar bile yaptırımı yok. Sen bile bugün varsın, yarın yok. Sıkıntı ettiğin şeylerin en az 100’de 80’inin ne kadar anlamsız olduğunu anla. Her şeyi koy ver gitsin demiyorum, sadece her şeye gerektiği kadar önem ver. Gece kafanı yatağa koyduğunda, sadece sen varsın. O tek olan şey sensin. Teksin, benzerin yok, paha biçilemez biricik var oluş senin ta kendin.

Bedenine, zihnine, ruhuna teşekkür et. Hep senle oldukları için. Seni var ettikleri için. Gözlerini uyku için kaparken rüyanda kulağına fısıldayacaklar zaten en gerçek olanları, hiç korkma! Korkma, çünkü sen özgürsün. Bugüne kadar korktuğun her şey öğretilmiş kılıflar. Kılıfları bırak, özgürce kalbini aç, her şeye kucak aç. Bırak sıkıntıları, dursunlar bir köşede; yakınmayı bırak çünkü yarın yoklar. Yakınma çünkü kimsenin dinleyecek zamanı da yok. Yarına gözlerini açabilmek için dua et ve açınca da şükret. Elindekilerin kıymetini bil, birbiri ardına olmayanlar için yakınmak yerine. Çünkü, zaman ilerledikçe her şey bitecek, herkes gidecek ve hep yerilerine yenileri gelecek. Hayat bitene kadar aslolan sadece sen olacaksın, sen kalacaksın. Kucak aç kendine, kucak aç sıkıntılara, kucak aç akışa… Her şey yanından akıp giderken, kendinin farkına var sadece.

Kucak aç hayata, hayat bitene kadar!

*: Steve Jobs: “Stay hungary, stay foolish!” (Sanıldığının aksine, Jobs’un ölümüne değil, zaten taslak olarak duran bir yazıyı onun gittiği güne bağlamak gerekmiş.)

Advertisements


No Responses Yet to “Peki, hayat kime sıkıntılı?”

  1. Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


%d bloggers like this: