Dünden sonra, yarından önce

22Oct11

Tam üstüne bastın!

Bastığın yerleri toprak diyerek geçme ve tanı. Aç gözlerini, aç zihnini, aç kalbini. Tam durduğun yerde bir bak neler oluyor, bir araştır. Anlam arama, bahane hele hiç arama! Sadece anlamaya çalış olduğu haliyle. İzlemeye çalış müdahale etmeden. Fark et! Farkına var artık.

Yarın giyeceğin kıyafet ya da dün duyduğun cümle olmasın zihninde. Şu an olsun, tam karşındaki bu yazı olsun mesela sadece. “Çok önemli bir şey söyleyeceğim” mi diyorum? Öyle bir şey demedim, nereden çıkardın? Önem yok, eş anlam, ek anlam, alt anlam da yok. Aramaya harcadığın çabayı şimdi şu ana harcamanı rica ediyorum sadece.

Ne hissediyorsun? Neşeli misin? Yoksa, üzgün mü? Neşeliysen gül kahkahalarla, üzgünsen otur ve ağla. Öfkeli olabilirsin, git bir kaç yastık döv! Coşku mu duyuyorsun? O zaman çık ve hayata karış, bu yazıyı da salla! Güvende değil misin? Merak etme, her şey yolunda, hayat devam ediyor sadece. Korktun mu? Korkma, sonunda ölüm yok ya! Yaşa hissini doyasıya, içinden geldiği gibi, kalbine girdiği gibi, çok da irdelemeden. Özgür ol! Bırak, aksın…

***

Yine bir süreçten geçiyorum. Tüm okullar bitti sanarken, yine yaşam denen okulun bitmediğini göz ardı edivermemek lazım. Tam olarak bir okul sürecindeyim. Kastettiğim hayat okulundan bağımsız esasında, bildiğin okul. Ders var, ödev var, saatleri var, devam durumu var, sorumluluklar var, bilgi var, heyecan var, öfke var, kafakarışıklığı var, eksik hissetme de var, tamam hissetme de. Heyecan var en önemlisi; her yeni gün ne olacağını bilememin heyecanı! Dün yok, yarını da bilemiyorum. Korkmuyorum, güvendeyim. Tereddütlerim olsa da onlarla birlikte yepyeni şeyler öğreniyorum. Şanslı hissediyorum; hayatımda farklı bir şeyler olabildiği için şükrediyorum. Belki kimisine göre kötü, kimisine göre anlamsız, kimisine göre sıradan, kimisine göre ise anlamsızca anlamdırılmış bir süreçteyim. Benim için ise sanırım tek bir şey var: Yeni!

Yeni bilgi, yeni bir alan, yeni insanlar, yeni deneyimler, yeni bir ben. Yepyeni bir “ben” deneyimi aslolan. Çok coşkuluyum çünkü hayat devam ediyor. Çok şükrediyorum çünkü hala buradayım ve eğrisiyle doğrusuyla her şey devam ediyor büyük güne kadar. Çok mutluyum çünkü farkındayım.

Bilmediklerinden korkmak ne kadar da korkunç bir şeymiş! İronik ama korkmaktan korkmak lazım. Cesaret-cehalet ikilemini bir kenara koymak lazım. Cesaretlenmdikçe, olduğun yerde sayıp sıkılmaktan korkmuyor musun?

***

Demiyorum ki illa yepyeni bir şey bulmalısın, hobiler yarat, aksiyonlara koş. Durduğun yerde de yepyeniyi bulabilirsin. Tam üstüne bastın çünkü!

İlla yeni güzel, iyi ve “daha …” olmak zorunda değil. İlerme süsü altına gizlenmiş ambalajlar satmıyorum. Zaten durduğun yerde sen de ilerliyorsun. Bak zaman geçiyor! Süsü, püsü bırak. Dur.

Sadece dur diyorum belki de. Tam burada, tam üstünde, dur.

Dur ve bak!

Kesin yeni bir şey tam orada. Şimdi onu kovalamaya başlayabilirsin. Kovalamak derken hedefler yarat ve onların peşinden amansızca mücadeleye gir de demiyorum. Kovalamanın tadını çıkart diyorum belki…

Belki de “bir bekle bakalım bir sonraki bölümde neler olacak,” diyorumdur.

Heyecanlanmadın mı?

Hayırsa, kalbini aç… gelsin.

E, hadi!

Advertisements


No Responses Yet to “Dünden sonra, yarından önce”

  1. Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


%d bloggers like this: