Archive for December, 2011

Bazen…

26Dec11

There are no coincidences, everything happens for a reason!” – John Locke Bazı zamanlar vardır, yemek yemeyi, sigara içmeyi, bir içki daha söylemeyi unutursun. Mesela, bardasındır ve o kadar yolundadır ki her şey dışarı çıkıp sigara içmeyi unutursun. (Bu örnek ne kadar herkes için anlaşılır olmasa da, benim için çok şey ifade ediyor.) Daha genele […]

Rate this:


“Rebirth”

17Dec11

Hakka kavuştuğum gün tabutum yürüyünce şu dünyanın dertleri ile dertleniyorum sanma. Bana ağlama, yazık yazık deme. Cenazemi görünce, ayrılık ayrılık diye feryat etme. Bedenimi toprağa verirken, elveda elveda diye ağlama. Gün batımını gördün ya, gün doğumunu da seyret. Hangi tohum yere atıldı da çıkmadı… İnsan tohumu için neden yanlış bir zanna düşüyorsun?” Mevlana Celaleddin Rumi […]

Rate this:


Uyarı: Günlük tadında bir post olacaktır. Her şey kötü diyebileceğimiz bir süreçle başlıyor. Aşağı yukarı 2 hafta öncesi, aklım kardeşimde, her şey yolunda demeye çalışırken her şeyin daha kötüye gittiğini fark ediyorum. Bu his tanıdık! Korkuyorum, “Ya yine?” diye. Sürekli kabul etmeye çalışıyorum olanı biteni, her şeyin yolunu bulacağını düşünüyorum, ümit ediyorum. Dua ediyorum, her […]

Rate this:


Kayıp

09Dec11

Dün babam çok güzel bir şey dedi: “Ben ölüm kelimesini kullanmak istemiyorum, kayıp demek lazım; bazen bir arkadaşın da çıkar hayatından, kendisi hayattır ama senin hayatında değildir. Kaybetmişsindir.” Böyle hissettiğimiz zamanlar çok olmaz ama. Yani, bana çok olmadı. Kimse ilelebet yok olmadı hayatımdan. Benim kararım da olsa, onun kararı da olsa, hep özlemler giderildi, hep […]

Rate this:


Öyle çok ve öylesine karışık hisler içindeyim ki bunları birebir anlatabilecek tek bir sözcüğüm yok. Esasında, tek bir sözcük arıyorum; bulsam, söylesem ve karşımdakiler “hmm” diyerek kafalarını sallayıp anladıklarını bakışlarıyla anlatsalar. Niye bu kadar anlaşılmak istiyorum? Paylaşabilmek için, bir ve bütün olabilmek için. Aynı anda aynı şeyi hissedebilmenin tarifsiz hazzını yaşabilmek için. Aşk, bu mu? […]

Rate this:


4, sana yakışır bir gün geçirmeye çalıştım, bir dostumu dahil ettim buna. 3, hatırlamıyorum çünkü kafamı vurmuştum. 2, o günler çok karanlıktı, ama seni ziyarete gelmiştik. 1, gereksiz bir çabayla bir şeyler yapmaya çalışıyorduk ve ben durmamacasına ağlıyordum. Sıfır, yani tam o gün sen gitmiştin; o kadar çok ağlamıştım ki ağladığımı hatırlamıyorum. 5 sene sonra, […]

Rate this: