Aralığın ilk günü eylemi

01Dec11

4, sana yakışır bir gün geçirmeye çalıştım, bir dostumu dahil ettim buna. 3, hatırlamıyorum çünkü kafamı vurmuştum. 2, o günler çok karanlıktı, ama seni ziyarete gelmiştik. 1, gereksiz bir çabayla bir şeyler yapmaya çalışıyorduk ve ben durmamacasına ağlıyordum. Sıfır, yani tam o gün sen gitmiştin; o kadar çok ağlamıştım ki ağladığımı hatırlamıyorum.

5 sene sonra, tam olarak bugün, hiçbir şey yapmak istemiyorum. Eylemsizlik? Evet, etrafta çığırtganlık yapmak, birilerini toplamak, sana gelmek, her hangi bir şey yapmak çok saçma geliyor. Bugün çünkü seni özlemekten daha farklı bir his oluyor içimde. Öfke gibi, çaresizlik gibi. Kendince verdiğin karara, kendimce ben de böyle bir karar veriyorum diyesim geliyor. Diyemiyorum. Üzgünüm, kendime yakışanı giyiyorum çünkü öyle makul görülüyor. Sen nasıl tüm dertlerden elini eteğini çekip bir anda gidebilmişsen, ben de tüm bunlara karşı sadece öyle hareketsizce durabiliyorum. Ne bekliyordun ki? Öngördüğün buydu, bundan kaçtın, bunu bizle bıraktın ve evet, herşey daha kötü oldu. Zaten sen gittin diye daha bir rahatlamış olsaydık hoşuna gider miydi? Bak, hala bencilsin. Kafamdaki sen bencil ve üzgünüm bunu da sen yarattın.

Suçlu aramıyoruz, ama kelebek etkisi diye bir şey var. Bir taraftan da böyle bir kayıpta normal durmak diye bir şey yok. Sen, ardında bu kadar şey bırakıp giderken herşeyin daha iyi olacağını düşünmedin işte zaten. Ve, şimdi ben, burada, bıraktıklarınla başbaşayım. Çok haince, çok.

Bu, paylaşılabilir bir şey değil. Bu, anlaşılabilir bir şey hiç değil. Bunu, biz burada sana en yakın olanlar olarak bile birbirimizle paylaşamıyoruz. Her geçen gün bizi daha da yalnız hissettiriyorsun. En başından beri bildiğimiz yalnızlığı her seferinde bir kez daha burnumuzun önüne itiyorsun. Ve, ben burada, ilk defa 30 Kasım’ı 1 Aralık’a bağlayan gece tamamen yalnızım. Bırakıp gittiğin evinde kimse yok. Canından çok sevdiğin oğlun çok uzakta ve kendi başına ağlıyor. Kocan onu kurtarmak için çırpınıyor. Ben burada hareketsiz durmak zorundayım. Yapacağım hiçbir eylem hiçbir işe yaramayacak çünkü. Çünkü, bana da bu layık görüldü bu sefer. Üzgünüm, senin gibi olamayacağım. Çok üzgünüm, gücüm hiçbir şeye yetmez çünkü. Pes etmiyorum aksine eylemde bulunmamayı değil, hayatta kalmak için eylemsizliği seçiyorum.

Sen, eğer beni gerçekten seviyorsan, şu an bu halimden memnun olmalısın. Daha önceki hareketlerimin anlamsızlığını hep beraber gördük. Durmamın çok daha olumlu olduğunu bir anne gibi tembihleyebilirsin mesela. Ya da, lütfen, benim için, kızın için, canından çok sevdiğin oğlunu koru, kardeşimi kanatlarınla yücelt.

Biliyorum yine çok bencilce ama, lütfen bana bir kez daha ne kadar yalnız olduğumu hatırlatma. Lütfen anne…

Allah der ki: Kimi benden çok seversen onu senden alırım… ve ekler, Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım. Ve, mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur, sabır taşar, canından saydığın yar bile bir gün el olur. Aklın şaşar, dostun düşmana dönüşür, düşman kalkar dost olur, öyle garip bir dünya. Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur. Düşmem dersin, düşersin, şaşmam dersin şaşarsın. En garibi de budur ya, öldüm der durur, yine de yaşarsın.” Mevlana Celaleddin Rumi

Advertisements


No Responses Yet to “Aralığın ilk günü eylemi”

  1. Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


%d bloggers like this: