Bazen…

26Dec11

There are no coincidences, everything happens for a reason!” – John Locke

Bazı zamanlar vardır, yemek yemeyi, sigara içmeyi, bir içki daha söylemeyi unutursun. Mesela, bardasındır ve o kadar yolundadır ki her şey dışarı çıkıp sigara içmeyi unutursun. (Bu örnek ne kadar herkes için anlaşılır olmasa da, benim için çok şey ifade ediyor.)

Daha genele yayalım; bardasındır, bir içki daha söylemeyi unutursun. Yemek vakti gelmiştir ama vakit başka bir yerdedir, yemek de orada yoktur. Ya da, bir yemektesindir ve çoktan doymuşsundur. Hiç hesapta yokken, hesabında çok para birikmiştir ama almak istediğin hiçbir şey yoktur. Doğum günündür, hediye beklemezsin. Tatlı ikram ederler, “teşekkürler, almayayım,” dersin. Böyle sürer gider bazen.

Artık içkisi en ucuz yere gidip daha çok içmenin hesapları yoktur. İkram edilenin bedavalığı hiçbir şey ifade etmez. Sigarayla oyalanacak bir zaman yaratılmamıştır. Özetle, her şey o kadar tamamdır ki, oraya daha önce sokuşturdukların artık birer fazlalıktır. İstemezsin, hatta aklına dahi gelmez…

Yapacak bir şey yokken, eylem olarak değil, tavır olarak yokken, gerçekten her şey tüm samimiyetiyle oradadır. Çaresizliklerin boşluklarına objeler dolaşamaz artık. Sizi kurtaracak olan bir içki daha, bir sigara daha ya da bir tatlı daha değildir artık. Çoktan kurtulmuşsunuzdur, her neyse ondan.

Nasıl mı? Çok basit bir şekilde. Bedeniniz zihninizi dengelerken, zihin tuhaf tuhaf ihtiyaçlar yaratamaz artık. İmajlar satın alınamaz mallara dönüşmüşlerdir. Neye ihtiyaç varsa tam oradadır zaten. Her zaman olduğu gibi…

Daha şık, daha havalı, daha cool, daha emin, daha mutlu gözükmek için bir araca ihtiyaç yoktur esasında başından beri. Bunların hepsi zaten içimizdedir.

Fabrika ayarlarına geri dönüldüğünde görülür ki “bir tatlı daha” beslenme tavrına, “bir içki daha” vücudun su ihtiyacını düşünmeye, “bir sigara daha” ise hiç akla gelmeyen bir şeye dönüşmüştür. Fabrika sizi zaten onlarsız ve aynı zamanda hali hazırda eksiksiz olarak yaratmıştır.

Her ne kadar tüm bunları bilmiş bilmiş söylese de zihnim, daha henüz bedenimi o kadar terbiye edebilmiş değilim. Sadece, aşık olunca arınıyorum tüm bu maddelerden. E ama zaten aslolan da aşk değil miydi?

Öz’e duyulan aşk için kaldırıyoruz kadehleri, şen kahkahalarla… -ve, o sırada öze en yakın temsillere sarılıyoruz dans ederek!

Namaste!

Advertisements


No Responses Yet to “Bazen…”

  1. Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


%d bloggers like this: