Neler olmuyor ki!

12Jan12

Hayatımdan bahsetmek istiyorum, ağzımdan sadece “yoga” kelimesi çıkıyor. Milyarıncı kez “yoga şu an oluyor,” demek istiyorum. Her an, her şey yoga oldu çünkü benim için. Kafayı yogayla bozmak ya da tam olarak kafayı bozuvermekle alakası yok. “Çok sevdiğim bir spor buldum,” veya “yeni dinim bu,” demek değil. Bulduğum şey tam olarak kendim oldu bu yolda ilerledikçe. Varlığımın sorduğu her soruya özenle biçilmiş bir cevap veriyor her an, durmadan.

Önce bedenimle tanıştım, onu sevmeyi, onurlandırmayı öğrendim ve o da bana ayna tuttu, her geçen gün daha da mutlu etti beni. Hem estetik olarak, hem de ağrı sancı alanlarında büyük bir barışma, kocaman bir buluşma yaşadık, yaşıyoruz. Hedef buydu başta; çaresizce ağrılara eğrilere ince ayar vermekti. Nereden bilebilirdim o zaman sonu olmayan muhteşem bir yola girdiğimi? Zamanla, zihnime ve ruhuma da etkilerini fark etmeye başladım. Nasıl sakinleştiklerini, dengede durmayı öğrendiklerini gördüm. Evet, yoganın yan etkileri güzeldi. O günlerde, henüz tam olarak farkında bile değildim oysa ki!

Sonrası malum: Bir cesaretle, biraz ürkeklikle, kırık kıçına bakmadan kendimi hocalık eğitimine bırakıvermem. O zaman da bir hedef vardı: Hoca olacağım! 

Şimdi, bugün burada sertifikalı bir temel yoga hocasıyım. Hedef mi? İkinci buluşmadan anlamıştık hepimiz hedeflerin değil asıl süreçlerin doyurduğunu. “Aaa bitti kurs, oley!” diyemiyorum. Daha yeni başladık çünkü. Uçsuz bucaksız kocaman bir evrende olduğumu, her zaman da bunun böyle olduğunu öğrenmiştim artık. Evet, yoganın ucu bucağı yok. Peki ama hayatın? Yok ki! O kadar özgürmüşüz ki zaten her an ama tuhaf bir biçimde öğretilmiş doğrularla bariyerler çekiyormuşuz tedirginlik savunmalarıyla.

İşte böyle böyle farkına vardıkça her şeyin esasında ne kadar harika ve dolu dolu olduğuna, bir kez daha gözlerimi açtım hayata. Ben değişiyorum, farkındayım. Eş zamanlı olarak ayna tutanlar da değişiyor. Kalbimin yerinden fırlarcasına heyecanla çarpması, bir bakıyorum hemen karşımdakinden aynı hazla bana doğru geliyor. Sırf kişilerle de sınırlı değil bir de bu. Her olay, her an gümbür gümbür tüm canlılığıyla çıkıveriyor karşıma. Bunu bir “mutluluk oyunu” sanmayın sakın; hala hayat zor, hala beni de yoruyor. Ama, artık orta yolda buluştuk; eğrisiyle büğrüsüyle sarmaş dolaş yaşıyoruz. Geçen sene bu zamanlar arada bir yoklayan coşku fırtınası artık günde 3-5 kere gidip gelmeye başladı bile. Hem de ben istediğim zaman. Meğer o da öyle “ay başıma da bu geldi,” denecek bir şey değilmiş. Hep oradaymış da, “ya bi gel!” demesini bilen yokmuş.

5 ay süren eğitimin sonunda sertifikamın yan etkileri olarak elimde uçsuz bucaksız bir aşk var artık. Aynanın önünden geçerken şöyle bir kendine bakıverircesine, aşkımın her yerden yansımasını izliyorum. Hayat, her zorluğunu sunarken bir yandan da kucak açıyor tüm samimiyetiyle. Artık karşılıklı direnmiyoruz. Alan memnun, satan memnun misali elele kolkola geçinip gidiyoruz.

Sonu ne mi olacak? Son yok ki çok şükür; hiçbir zaman hiçbir yerde mutlak bir son olmadığı gibi. İşte bunu hissettiğinde insan, gerçekten tam o kalbiyle karnı arası bir yerde kocaman bir şelale akıyor tüm gücü ve coşkusuyla. Su yolunu buluyor; her şey bir kez daha anlamlanırken, her şey anlamını kaybediyor. Zihnim, bedenim, ruhum bu yüce enerjinin içinde eriyip kayboluyor.

Yoganın yine bir yan etkisi olarak: Hafiflemek sırt ağrılarına da iyi geliyor ;)

Advertisements


No Responses Yet to “Neler olmuyor ki!”

  1. Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


%d bloggers like this: