“Bir yetkiliyle* görüşmek istiyorum!”

28Aug12

*: sıfat Herhangi bir işte yetkisi, yeterliliği olan (kimse).

Sipariş ettiğin yemekten kıl çıktıysa, artık çıkmıştır, kıl oradadır. Miden kalktıysa kalkmıştır. Artık müdürü de görsen, kılı yemek üzere olan kişiden iki adım ileri/bir adım “geri” gidemezsin. Kısaca, olan olmuştur. Kıl üzerine kavga ederek küçük sineğin mide bulandırmasına çanak tutabilir ya da kıla şöyle bir üfleyip kaldığın yerden devam edebilirsin her ne yapıyorsan. Ama, kıllanılmıştır ya işte! … Artık kılla kalmaktan başka bir durum yoktur… Beğenmeyene sinek sunulabilir.

Yemeğinden kıl çıkmasından hoşlanmayanlar çoktan benden nefret ettiler ama bunun da benle alakası yok. Sorumluluk alamıyorum.

Sorumluluk demişken…

Tam olarak konu da bu esasında. Yetkili olmak, sorumluluk almak … sorunlu olmak? Sorumlulukla sorunluluk arasında çok benzerlikler görüyor olmak.

Yetişkin kişi sorumluluk alır; yaptığının, düşündüğünün, var oluşunun sorumluluğundadır. Yetişkin böyle tanımlanır. Aksi durum henüz olgunlaşmamış, çocukluk evresinde kalmak olarak görülür. Diğer yandan, bir takım kurum ve kişiler ise “Çocuk ol tekrar!” der. Bir çocuk gibi merakla ve hevesle oyuncu kişiliğini geri bul. Nasıl bir ikilem değil mi?

Toplum, kurallar, düzen

Çocuk gibi sorumsuzca herkes kafasına eseni yaparsa dünya deliler panayırı olur. Sadece şen şakrak deliler değil tabi, bunun hırlısı var, hırsızı var. Ki, tam olarak da bu yüzden düzen var, kurallar var. Öğretilmiş doğrular, ananeler, örfler, adetler var. Bilgi var, eğitim var, bilir kişi var. Öyle vur patlasın, çal oynasın yok hani.

Bilir Kişi, Bilir İşi

Bu bilen kişi en iyi kendini bilir, uzmanlık alanı o’dur. Kendini bilmeden hareket edene çocuk demekten de ileri gidip çok daha kötü şeyler de söyleyebiliriz. İşte tam da bu sebepten, kişi en çok kendini bilmekle mükelleftir. Yetkilisi kendisidir.

Yetkiyi sağa sola dağıtan da sıkıntılıdır, sürekli yetki alıp her şeye bulaşan da. Sinek çıkınca, sineğin hesabı garsona sorulur ya … tamam da, adam mı yarattı sineği? Sineğin yetkisini de sinekle yüzleşen alır. Garsona hesap sorulmaz, hesap ödenir. Sinekli kişi artık sineğiyle yüzleşmiştir ve onu yaşamaktan başka çaresi kalmamıştır işte. Garson beyler henüz zamanı geri almayı beceremiyor…

Bu kadar metafor, bu kadar kıl, sinek, bu kadar deli saçması yeter diyenlere:

Hiçbir Yoga hocası, talebeyi sakatlayamaz! Talebe kendi kendine sakatlanmaya talip olmuştur. Hiçbir Yoga hocası öğrenciyi “düzelt”emez! Öğrenci, düzgünü her ne ise onu kendi sürecinde öğrenmeye talip olmuştur. Hiçbir Yoga hocası herhangi bir Yoga yapan kişiyi yetersiz ya da muhteşem bulamaz! Hoca da öğrencidir, hocanın yetkisi öğretmekle alakalıdır -ki o da kendi doğrusudur-, yargılamakla değil.

Yoga yaparken bir zarar görürseniz, yetkiliyle görüşmek istediğinizde en yakındaki yansıtıcı yüzeyi bulunuz!

Advertisements


No Responses Yet to ““Bir yetkiliyle* görüşmek istiyorum!””

  1. Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


%d bloggers like this: