Tutunmak

25Oct12

 

Tutmak, tutulmak, kapılmak gibi eylemler Yoga halinde pek hoş görülmese de, anlamlarının içini deştiğin zaman buldukların Yoga’nın ta kendisi olabilir. Bir kere, en başta zaten bir ikililiğin (dualism) olmamasından bahsediliyorsa, yani her şeyin bir bütün olması varsa,  o zaman anlamlar da çok rahatlıkla iç içe girebilir. Daha açık söylemek gerekirse, negatif anlamlarından kurtulup bambaşka anlamlara akabilir sözler.

“Tutunmadan,” derken kast edilen; olanı, oluruna bırakmak. Eylemsizlik ya da gereksiz çaba. Tırmalamadan, itiştirmeden, çekiştirmeden, olduğu kadarıyla. Ama, işte bu asla “eylemde bulunmamak” demek değil ya hani, hah, tam olarak buradaki kırılmaya ihtiyaç var.

Eylemsiz kalırken hiçbir şey yapmamak hâli gelip çökebilir. Ona da çok kısaca “e, yaşamam o zaman?” gibi bir soru ifadesiyle bön bön bakılabilir. “Olduğu kadar,” dediğimiz ise zaten tevekkül dediğimiz şeyin ta kendisidir. Tevekkül, elinden geleni yapıp gerisini olana bırakmak demek. Yani, başta bir çaba var! Olduğu kadar…

Tutulan şey kendin. Senin kuralların, senin bakış açın, senin meziyetlerin. Olduğun hâlinle var olma hâli. Varlığını var etme hâli. İnce çizgi: Karakter dediğin şeyin, öğretilmiş doğrular ya da tamamen dışarıya kapalı bir bilinçle yaratılmış olması kaybı. Acaba o karakter gerçekten kendi kalbinden geçeni mi yapıyor, olana teslim olarak mı olanı bir harekete sokuyor, yoksa aslolandan uzak bir kurgu içinde mi?

Karakter, soru soruyor mu? Karakter, her şeye açık mı? Soru soruyor mu? Dinliyor mu? Anlamaya çalışıyor mu? Merak ediyor mu? Öğreniyor mu? Öğrendiklerini eleğinden geçirip kullanabiliyor mu?

Gevşemiş bir beden, açık bir zihin ve özgür bir ruhla akışa kapılabiliyor mu? Kapılırken huzur da orada mı?

Bu soruların cevapları ışığında, o karakter dediğimiz eğer tutamıyorsa, orada işte o çizgi silikleşmiş olabilir. Eylemsizlik pat diye eylemde bulunmayan ve acı, ızdırap dolu bir bedene, zihne ve ruha dönüşmüş olabilir. Mış gibi yaparak hiç istemediği bir hayatı yaşıyor ve her geçen gün daha çok boğuluyor olabilir.

Huzurla akarken yolda önüne çıkanlara kendi kalbinin kriterleri çerçevesinde minik minik temaslarla tutunmak esasında gerçek kendini yaratıyor.

Ve, tutunurken gevşemiş bir beden, açık bir zihin ve özgür bir ruh oradaysa, akarken akışın kendisi olabilmek hasıl oluyor.

Olanla bir olmak, olanın kendisi olmak ve bunun içinde eriyip yok olmak … hiçlik, burada var oluyor: Hiçlik ve var olmanın bir olması, böyle birleşiyor sanki.

Sevgi dolu sutra: Yoga, şimdi oluyor.

Ve, şimdi, burada olana “Şükr!” etmekten başka diyecek laf kalmıyor.

Advertisements


No Responses Yet to “Tutunmak”

  1. Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


%d bloggers like this: