Karakter Yaratmak

17Sep13

Var olduğunu göstermek için tutunduğun tavırlar, giyindiğin roller ne kadar başarılı dursa da üzerinde içten içe her gecenin karanlığında kendinle başbaşa kaldığında zihninde dönenler ve yüreğini sıkıştıranların farkındayım. Dayatma kuralların, biçen tavırların, yeri gelip umarsız hareketlerin bile değil aslında seni sen yapan. Tamam, belki o pıtı pıtı minik özelliklerinle yapış yapış “Ay canım ya!” laflarını duymak istemiyor olabilirsin. Bunlar sana sahte, yapmacık ve hatta vıcık vıcık geliyor olabilir. Sivri kenarlarınla insanları dürtmek, katı hâllerinle betona toslatmak daha keyifli duruyordur şüphesiz. Cool olmak seni erişilmez, tanrıvari bir biricikliğe taşıyor gibi durabilir.

Ama …

Ama, tüm bu samimiyetsizliklerin içinde benim canım acıyor! Burada, olduğuna şahit olurken seni izlemek içimden bir şeyler koparıyor. Yaptıkların yanlış diyemem; hiçbir şey diyemem aslen, haddime düşmez. Daha çok “Biliyorum o hâlleri…” diyebilirim, bilmişlikten uzak, naifçe ve çaresizce bilmemiş olabilmeyi dileyerek. O yollardan geçerken yaşananları unutmuş olsam belki bu kadar acıtmayacak köşelerin ama işte … hafıza. Ama, işte bir koku, bir tad, bir ısı. Her şey içinde bir şeyle dürtüyor zaten sürekli.

Oysa ki sen olduğun gibi olsan, anlatsan, dinlesem … sonra gülsek, çok gülsek, gülmekten gözümüzden yaş gelse … sonra ağlasak … sarılıp ağlasak … olmadı yerlerde yuvarlansak … sonra o hâlimize gülsek … sonra sarılsak ve geçse her şey. Kaçmadan, kaçış noktalarından da uzakta bir yerde bir yer yaratsak.

Ama …

Biliyorum, olmayacak. Biliyorum ben hep söylenerek, sürekli canının acıdığını imâlarla değil birebir dile getirerek senin yanından her seferinde biraz daha uzaklaşacağım. Öngördüğün nefret tam tersi yönde peydah olacak sanki. Bu katılığınla beni çileden çıkaracağını düşünürken, tüm öfkeni benim üzerimden yansıtırken aslında sen nefret ediyor olacaksın benden.

Nasıl oluyor da bunca şeye rağmen hâlâ sabahları kalkıp gülümseyebildiğime anlam veremeyeceksin. Anlamsızlığı bana taktığın sıfatlarla ört bas edip bir manevra daha atacaksın. Asla durduğum yere gelmeyecek, baktığım şeyi görmek istemeyeceksin. En basidinden de olsa temas etmeyeceksin hiçbir şekilde kalbime …

Ve, eninde sonunda Gökçen sıradan, naif, salak salak konuşan bir insan olacak. Aptal hareketlerime burun kıvırıp karanlık ve gösterişli dünyana döneceksin.

Ne olacak ki yani? Bir insan daha kaybedeceksin, bir insan daha kaybedeceğim. Bir acı daha, bir karanlık daha…

Ama unutma, ben senle karanlığımı paylaştım. Ama, sen …

Ama.

Advertisements


No Responses Yet to “Karakter Yaratmak”

  1. Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


%d bloggers like this: