İsyean, gibi

24Oct13

Masada toplanmışlar, ellerine yüzlerine bulaştırdıkları mevzuları çözme derdindeler yine. Her şeye bir sebep bir sonuç yaratmaktan kafaları allak bullak olmuş. Bir sonraki hamleyi ondan da sonraki hamleye bağlamak Tanrılar için bile bazen zormuş meğer.

Çıkarılacak dersleri, öğrenilecek durumları ayarlarken bir anda her şey arapsaçına dönmüş. Bir seferde birden fazla ve cidden fazla yüklemeyle ne kadar hayatta kalıp kalamayacağının derdine düşmüşler. Bir yandan biri “Bunları atlatırsa, cidden bir süre bırakalım da kafayı dinlesin,” derken, diğer yandan daha tecrübeli olanı “Öyle olsaydı, ne kolaydı. Bakacağız, bakacağız,” diyormuş. Gaddarlık değil, aksine geliştirmekmiş tüm dertleri.

Ama, gelişmekle patlayıp yok olmak arasında çok ince bir çizgi vardır.

Olana “He,” de, olana tutunma, olanı sal gitsin, tamam da; isyanlardayım. Her olan bir başka denge için vuku buluyorsa, sormaz mıyım “Arkadaşım, ne oldu bizim iç denge?” diye. Yani, insanı Tanrıları karşısına alıp mahalle kahvesinden bir delikanlı nidasıyla konuşacak hâle getiriyorsunuz, pes.

Ölüm, kayıp, mesafe, özlem, boşluk … yalanlar, kaçışlar, sağ göstermeler, sol vurmalar. Ben mi eşeleniyorum? Belki. Ama, beni eşelenecek yapıda ortaya koyan da bir denge var. Niyetim her ne olursa olsun, tuhaf bir biçimde çorabı benim başıma örüp örüp izlemekten bir hayli keyif aldığınızı düşünüyorum artık. Hah, tam burada biri de gelip “Tanrı da sensin, evren de,” derse valla basacam yaygarayı, çakacam 5 kardeşi. Yani, maaşallah ne süper insanmışım, gücüm nelere yetiyormuş da bir ben mi anlamıyor muşum? Mersi valla. Çok onore oldum. Onoremi de alıp gideyim bari.

Fıttırella olduğum şu tuhaf günlerde, tek inancım “Her büyük debdebeden sonra huzur gelir,” gibi bir şey. Tamam, bu da gelsin, bu da geçsin o vakit. Kabullenmekten başka bir çıkar yol mu kaldı artık… Bunu anlamaktan başka yol? Çıkmazlara tepilip tepilip deney faresi gibi izleniyorum sanki. “İsyeaaan!” diye bağırmıyorsam, tek bir sebebi var belki.

Ama, söylemeyeceğim. O da bende dursun.

Alayına isyan diyor, bu karadelikten de Allah izin verirse sağ salim çıkacağımı ümid ediyorum. İnadına hayat bana güzel olacak, inadına güneş bana doğacak.

İnadına seveceğim her ne varsa, hiç durmamacasına, ölene dek.

İnadına pes etmeyeceğim.

Ve, sonunda samimi olan kazanacak…

(Ödül ne, bilmiyoruz. Olay ödülde de değil zaten. Olay inanma mevzu, sorgulamadan. Buna “Hıyarlık,” demiyoruz; aksine olana güvenme, hayata güvenme ya da her ne dersen de!)

Advertisements


No Responses Yet to “İsyean, gibi”

  1. Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


%d bloggers like this: