Archive for the ‘Beyin fırtlaması’ Category

Dönsün Dünya

20Jul17

“Ay resmen 1 sene önce yazmışım en son!” şaşkınlığıyla başlamak nasip oldu yine. Sanırım geçen sürede hiçbir yere yazmadım ama çok konuştum. (Bence fazla konuştum.) Konuşmak çoğu zaman güzel olsa da, kendi kendine olan çabalarında (bkz. kendi küçük tarihin) pek bir işe yaramıyor kanaatindeyim. Öyle içki sofralarında boş boş konuşup onu bunu kurtarıyoruz ya; o […]

Rate this:


Boş

24Aug16

Bu sayfayı bomboş bırakıp gitmek geliyor ama 823 kelime sırada bekliyor. Yaşamın her anında boşa konuştuğumuz, boşa hissettiğimiz, boşa çabaladığımız gibi; şimdi size boş boş yazacağım. Boşun anlamını doldurmadan, boşun negatif hissini de kaybetmeden. Olduğu kadar; olmazsa da sayfa boş farz edip geçip gidebilirsin. *** “Hiçlik” üzerine oturup konuşmak asla bana düşmez öncelikle. En çok […]

Rate this:


Birincisi burada: Aldım-verdim Bundan tam 5 sene önce yazdığım yazıyı dün Facebook çıkartmıştı karşıma. Okudum, ilginç şeyler hissettim, tekrar paylaştım. Sonra, bugün, bir virüs gibi yayılmaya başladı (bkz. Viral). Sabahtan beri 3 kere daha okudum -onu yazarkenki hissi hatırlamak için. Çünkü, dün gece o yazıyla yüzleşmem çok büyük bir hüsrandı aslında. O yazıdaki coşkuyu, mutluluğu, […]

Rate this:


Yine bir “uzundur yazmadım” dürtmesi, bir başka “sen yazsana” önermesiyle yine buralara gelmişim. “Ben kitap yazmam, yaparım” gibi bir kaçış cümlem olsa da, evet, yazmayı seviyorum ama kitap yazamam; bana düşmez. Edebi bir duruşum yok. Laf salatasıyım. Sadece rahatlamak için yazıyorum. Rahatlamak için yazılan denemelerden zaten çoğu okur çoktaaan şişmiş olmalı. Misal ben baya şişkinimdir. […]

Rate this:


“Bayan değil kadın!” “Erkeğin kalbine giden yola *ıçayım!” “Kadınlar günü aslında 6 Mart’mış ama anca hazırlanabilmişler…” “Anca hazırlandık çünkü *ıçınızı topadık!” … Tüm bu gürültü içinde ufak ama kendim için mânidar bir takım hikâyeleri paylaşmak istiyorum. Kadın olmak öyle zor, böyle zorların arasında “Amma abarttınız,” desem, benim ailem, geçmişim ve yaşadığım çevre açısından çok da […]

Rate this:


Dinlemeyeli uzun zaman olmuş bir şarkı gibi, kulaklarıma çalınınca, bin seksen sene sonra, yine hopladım yerimden. Her seferinde olduğu gibi, bir daha “Hmm…” derken buldum kendimi. İşte, bazı yazılar vardır, üzerinden zaman geçer ama yine de üzerinden zıplayıp geçemezsin. Geçmemen gerekir. Bir kez daha, bir kez daha; yazı değişmez ama sen sürekli değişirsin ve güzel […]

Rate this:


İnsanlar ikiye ayrılır: Sürekli bir şeyler isteyenler ve elindekilerle tatmin olanlar. İnsanlar ikiye ayrılır: İstedikleri olduğu halde anlamayanlar ve ne olursa olsun olana şükredenler. İnsanlar ikiye ayrılır: Karşısına ne çıkarsa kulp takanlar ve kulpluları kulbundan tutup saranlar. İnsanlar ikiye ayrılır: Hayatın ne kadar berbat olduğundan dem vuranlar ve hayatın yaşamaya değdiğini hissedenler. İnsanlar ikiye ayrılır: […]

Rate this: